| İlkokul Öğretmenime |
|
| 29 11 2009 | ||||||
|
17 Kasım 2009 Sizlerden ayrıları uzun zaman oldu. Yıllar geçti, ama inanın sizleri hiç ama hiç unutmadım. Allah nasip etti bizlerde öğretmen olduk. Öğretmen olmadan önce sizlerin kıymet ve değerini tam olarak anlayamamıştım. Şimdi sizleri çok ama çok daha iyi anlıyorum. Sizler ki Seven, öğreten, hata yapsak da bizi affeden, kinlenmeyen, zaman, zaman çok öfkelendirdiğimizde bile sabreden asla vurmayan, tehdit etmeyen, aşağılamayan, bu nedenle de büyüklüğünü hep koruyan, büyüdüğümüzde anılarımızda bu çok güzel özellikleriyle yer tutan en kıymetli insansınız. Ben uysal, sessiz ve öğrenmeyi seven bir öğrenciydim. Bana okumayı ve okumanın faydalarını siz öğrettiniz. Beni sevdiğini, bana değer verdiğini, mutlaka okumam gerektiğini aklıma yerleştirmiştiniz. En değerli, en büyük öğretmenim beni böyle görüyorsa ben, demek ki buyum diyerek okumaya canla başla sarıldım. Öğrencilik yıllarında birçok zorluklar çektim, ama yılmadım pes etmedim çünkü öğretmenim bana güvenmişti. Onun bu güvenini boşa çıkarıp, dünyanın en değerli varlığı olan öğretmenimi üzmeye hiç ama hiç hakkım yoktu. Şimdiye kadar öyle çok tebrik ettiler ki beni, kimse hiçbir zaman bilemedi bu başarılarımın gerçek sahibini. Oysa ben biliyorum öğretmenim, sizin bizler için sarf ettiğiniz emekleri ve paha biçilemez kıymetini. 40 – 50 kişilik sınıflarda tüm yokluk ve imkansızlıklara rağmen nasılda seviyordunuz siz bizleri?! Sen öğrettin okumanın faydasını ve daha da önemli düşünmeyi. Tarih şeritlerini milattan önce milattan sonra olmak üzere ikiye ayırırlar ya! Ve milat öncesi karanlık, milattan sonrası aydınlıktır . Aynen öylede benim miladım sizinle tanışıp okumanın önemini kavrayıncaya kadar. Önceleri karanlık olan dünyam sizin bana verdiğin okuma azmiyle gelişti ve aydınlandı. Yıllar sonra 24 Kasım öğretmenler gününe hazırlanıyoruz. Öğretmenler arası “Öğretmenime mektup” yarışması düzenlendi. Çok düşündüm bir fizik öğretmeni olarak bir şeyler karalayabilirmiyim. Sonra karar verdim ve yazmaya başladım: Sevgili öğretmenim, şimdi 35 yıl öncesine dönüp baktığımda görüyorum ki, bu günlere gelmemin sebebi sizlersiniz. Siz olduğunuz için sevmişim yaşamayı ve her durumda mutlu kalabilmeyi. Dolu, dolu yaşayıp tüm sosyal aktivitelere katılmayı ve hiçbir sorumluluktan kaçmamayı. Öğretmenlik mesleğimde 20. yılı doldurduğum şu günlerde dahi, sizin; öğretmenim olduğun o eski günlerin güzelliğini arıyorum. Ve şunu çok iyi biliyorum ki, kaç yaşımda olursam olayım ben senin hep siyah önlüklü, beyaz yakalı minik öğrencin olarak kalacağım ve yine biliyorum ki, ömrüm boyunca bu öğrencilikten hep büyük bir haz duyacağım. Öğretmenim, daha da geç olmadan şimdi burada yenilemek isterim ki. Sizi çok seviyorum ve sizin gibi bir öğretmenim olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Ellerinden öpüyorum. Mutlu, sağlıklı ve güzel günler geçirmenizi temenni ediyorum. Özer ÇAKMAK Görüntüleme sayısı: 281
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki |
|---|

















