| İYİ Kİ VARSIN ÖĞRETMENİM |
|
| 07 04 2010 | ||||||
|
İYİ Kİ VARSIN ÖĞRETMENİM Bayburt ilinin şirin bir köyünde vekil olarak başladığım öğretmenlik mesleğimin 20. yılını Giresun İlinin Doğankent İlçesinde devam ettirmekteyim. Bizim üslendiğimiz vazifeye meslek demekten ziyada; aşk, sevgi,güzellik demek daha iyi olur. Aşk, sevgi, güzellik diyerek başladığım vazifemin 20. yıl noktasında, dönüp geriye baktığımda; uçsuz bucaksız, kır çiçeklerini, kardelenleri, yaseminleri… öğrencilerimi görüyor gibi oluyorum. Her an o çiçekleri yaşatmak için, çırpınıp durduk. Hiçbir güçlüğe aldırmadan, iyiye doğruya, güzele doğru koştuk. Her geçen gün, her karşılaştığımız olaylar bizi biraz daha olgunlaştırdı. Olgun bir anne sevgisiyle öğrencilerimize kucak açıp, onları bağrımıza bastık. Her öğrenci benim için ayrı bir dünya demektir. Onların yüreklerinde nice coşkular, sevinçler, hüzünler harman olmuştur. Her öğrenci bir gizemdi. Ben bunlara tanık olmuş, bazen gülüp geçmiş, bazende hüzünlenmiştim. Fakat unutamadığım, yüreğimde iz bırakan bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Vekil olarak görev yaptığım Bayburt’un şirin bir köyünde 1. sınıfları okutuyordum. Onları okula motive etmek ilk işimdi. Günlerce onun için uğraştım. Şarkılar oyunlar tekerlemeler…. Sıra fiş cümlelerini okumaya ve yazmaya gelmişti. Sürekli fiş cümlelerini ezbere yazdırıyordum. Tekrar, tekrar, tekrar… Daha sonrada yazılanları kontrol ediyordum. Kontrol etmeyi tamamladıktan sonra, orta sıralarda bir kız öğrencimin,telaş ve korku içinde,yazdıklarını silmeye çalıştığını fark ettim. Yanına yaklaşıp “Doğru yazmışsın neden siliyorsun”? Dedim. Cevap vermedi. Karanlık ve korku dolu gözlerle bana baktı. Fazla üstelemedim. Yazdırma işine devam ediyordum. Şöyle yazılanları gözden geçirdiğimde o öğrencimin doğru yazdığını gördüm. Bunlar benim için büyük bir mutluluktu. Diğer öğrencileri kontrol ederken o öğrencimi de göz ucuyla kontrol ediyordum. Ne göreyim, o minik öğrencim tüm çabasını harcayarak silme işine devam ediyordu. Yanına yaklaştım.”Yavrucuğum doğru yazmışsın, neden siliyorsun”? Sorusunu tekrarladım. Yine suskundu. Yanında oturan arkadaşı: Defteri bitmiş öğretmenim dedi. - Senin baban yok mu? Dedim. - Var öğretmenim dedi. - Baban çalışıyor mu? Başka defterin yok mu? Diye soruları sıraladım. Amacım bunun sebebini öğrenmekti. “Babam hasta çalışamıyor. Defter alacak paramız yoktur, öğretmenim dedi. Bu olay beni çok üzmüştü. O anda anladım ki öğretmenlik sadece öğrencilere bir şeyler yazdırmak, öğretmek değildir. Öğrencilerimizi her yönüyle tanımaktır. Bu cümlenin altını çizerek tekrar ediyorum. Öğrencilerimizi her yönüyle tanımaktır. Hemen ertesi gün öğrencime bir defter alıp verdim. Bana ilk önce “Günaydın öğretmenim” demenin gayretini gösterdi. Küçük ellerliyle bana sarılmak, yanımda yürümek istiyordu. Adeta bana teşekkür ederim. İyi ki varsın öğretmenim der gibiydi.. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için; tek yol iyi yetişmiş öğretmenlerdir. Öğretmenler günü nedeniyle tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Bundan sonraki yaşantınızda; mutlu,sağlıklı ve güzel günler geçirmenizi temenni ediyorum.”iyi ki varsınız öğretmenlerim.” Teşekkürler. Görüntüleme sayısı: 138
Yorum yaz
|
||||||
| Sonraki > |
|---|

















